Kapadokya Sağlık Bilimleri Dergisi
https://ksbd.kapadokya.edu.tr/index.php/ksbd
Kapadokya Sağlık Bilimleri DergisiKapadokya Üniversitesitr-TRKapadokya Sağlık Bilimleri Dergisi2979-9880Simülasyon Uygulamalarının Ebelik ve Hemşirelik Öğrencilerinin Memnuniyeti ve Öğrenmede Kendilerine Güvenlerine Etkisi
https://ksbd.kapadokya.edu.tr/index.php/ksbd/article/view/47
<p>Ebelik ve hemşirelik bölümleri uygulamalı ve klinik beceriye dayalı eğitimin amacı öğrencinin derste edindiği teorik bilgiyi uygulamaya aktarabilmesini ve gerçek ortamda kullanabilmesini sağlamaktır. Hastane ortamındaki yetersiz fiziki koşullar ve tüm dersleri içeren uygulama alanı bulunamaması, öğrencilerin uygulamaları pekiştirmesini olumsuz etkilemektedir. Bu sorunun çözümü olarak sağlık alanında simülasyona dayalı uygulama eğitimleri verilmeye başlanmıştır. Bu çalışmada “Ebelik Esasları” ve “Hemşirelik Esasları” dersinde kullanılan simülasyona dayalı öğretimin ebelik ve hemşirelik öğrencilerinin memnuniyeti ve öğrenmede kendilerine güvenlerine etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma yarı deneysel tasarımda tek grupta gerçekleştirilmiştir. Bir vakıf üniversitesinin hemşirelik ve ebelik bölümlerinde eğitim gören toplam 76 öğrenci çalışmaya dahil edilmiştir. Veriler Uluslararası Klinik Simülasyon ve Öğrenme Hemşireler Birliği tarafından belirlenen standartlar çerçevesinde toplanmıştır. Bu standartlar ölçülebilir hedefler doğrultusunda senaryo tasarlanması, katılımı sağlayacak kolaylaştırıcılar olması, ön bilgilendirme ve geri bildirim verilmesi şeklindedir. Veriler katılımcı bilgi formu ve simülasyonla eğitimde öğrenci memnuniyeti ve öğrenmede kendine güven ölçeği ile elde edilmiştir. Öğrencilerin Ebelik ve Hemşirelik Esasları teorik dersinden memnun kalma durumu, simülasyon uygulamasından memnun kalma durumu, simülasyon uygulamasından fayda görme durumu ile öğrenmede memnuniyet alt boyut puan ortalamaları arasında anlamlı farklılık olduğu görülmüştür Demografik verilere ve öğrencilerin öğrenim gördükleri bölüm ve simülasyon uygulamaları ile ilgili düşüncelerine göre, Ebelik ve Hemşirelik Esasları öğrenmede kendine güven alt boyut puan ortalamaları arasında anlamı bir fark bulunamamıştır. Öğrencilerin öğrenmede memnuniyet ve kendine güven ölçeği alt boyut ve toplam puan ortalamalarının yüksek olduğu ve simülasyon uygulamalarının ebelik ve hemşirelik öğrencilerinin memnuniyeti ve öğrenmede kendilerine güvenlerine olumlu etkisi bulunduğu belirlenmiştir.</p>Meral BaşaranAyşegül Yıldız İçigenRukiye YalapBilgesu ÇelikSinem Sönmez
Telif Hakkı (c) 2025 Meral Başaran; Ayşegül Yıldız İçigen; Rukiye Yalap; Bilgesu Çelik; Sinem Sönmez
https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0
2025-04-302025-04-3032433447Ebelik Mesleki Yeterlilik Anketi Uygulaması
https://ksbd.kapadokya.edu.tr/index.php/ksbd/article/view/49
<p><strong>Amaç:</strong> Ebelikte yeterlilik, bilgi, beceri ve tutumların bir kombinasyonu olarak tanımlanmakta olup, kaliteli sağlık hizmetleri için esastır. Bu çalışmanın amacı; ebelerin, mesleki öz değerlendirmelerini mesleki yetkinlikleri çerçevesinde sorgulamaları ve sonuçlarının değerlendirilmesidir.</p> <p><strong>Yöntem:</strong> Çalışmada, Türkiye'de çalışan ebelerin mesleki yeterliliklerinin öz değerlendirmesine odaklanan kesitsel bir araştırma deseni kullanılmıştır. Toplamda 548 ebe, Uluslararası Ebelik Konfederasyonu (ICM) standartlarına dayalı bir anket ile öz değerlendirme yapmıştır. Veriler Temmuz 2020 ile Haziran 2021 tarihleri arasında çevrimiçi olarak toplanmıştır. SPSS 26 programı kullanılarak betimleyici istatistikler ve Pearson korelasyon analizi yapılmış, gerekli durumlarda parametrik olmayan testler uygulanmıştır.</p> <p><strong>Bulgular:</strong> Ebeler, genel mesleki yeterliliklerini özellikle doğum sonrası bakım ve danışmanlık alanında yüksek düzeyde yeterli bulduklarını ifade ettiler. Gebelik takibi, halk sağlığı faaliyetleri ve aile planlaması gibi alanlarda kendilerini yeterli bulurken, yüksek riskli doğumların yönetimi, travmatik doğumlar, mesleki gelişim faaliyetlerine katılım konularında yeterli bulmamaktadır. Daha genç ve deneyimsiz ebelerin, doğum yönetimi ve pelvik muayene gibi belirli alanlarda genel olarak daha düşük yeterlilik puanlarına sahip oldukları görüldü.</p> <p><strong>Sonuç:</strong> Çalışma, Türkiye'deki ebeler için özellikle yüksek riskli doğum yönetimi ve mesleki gelişim alanlarında eğitim ve gelişim fırsatlarının artırılması gerektiğini vurgulamaktadır.</p>Emel Güden
Telif Hakkı (c) 2025 Emel Güden
https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0
2025-04-302025-04-3032449462Uzun Sürelı̇ Sese Maruzı̇yetı̇n Çağrı Merkezı̇ Çalışanları Üzerı̇ndekı̇ İşı̇tsel Etkı̇lerı̇nı̇n İncelenmesı̇
https://ksbd.kapadokya.edu.tr/index.php/ksbd/article/view/52
<p>Bu çalışmada, uzun süreli sese maruz kalan çağrı merkezi çalışanlarının Azalmış Ses Toleransı Ölçeği – Tarama (ASTÖ-T) skorları ile sese maruz kalmayan bireylerin skorları karşılaştırılmış; elde edilen veriler doğrultusunda hiperakuzi, mizofoni ve fonofobiye yönelik düzeysel farklılıklar analiz edilmiştir. İşitme, bireyin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen temel duyulardan biridir. Ancak iş ortamlarında sıkça karşılaşılan gürültü, özellikle çağrı merkezi gibi sürekli sesle etkileşim gerektiren yerlerde çalışan bireyler için işitsel sağlık açısından risk oluşturmaktadır. Araştırmamızda betimsel yöntem kullanılmış olup; çalışma grubunu Trabzon 112 Acil Çağrı Merkezi'nde çalışan 70 birey, kontrol grubunu ise 63 akademisyen oluşturmuştur. Katılımcılardan demografik veriler toplanmış ve her iki gruba da ASTÖ-T ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen Veriler SPSS programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Bulgular, çağrı merkezi çalışanlarının ASTÖ-T skorlarının kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek olduğunu göstermiştir. Bu durum, ses toleransında azalmaya işaret etmektedir. Ayrıca, cinsiyet, alkol-sigara kullanımı, yüksek sesle müzik dinleme alışkanlıkları ve tinnitus varlığı gibi faktörlerin ses toleransı üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, uzun süreli gürültü maruziyeti işitsel sağlık açısından önemli riskler taşımaktadır. İş yerlerinde gürültü kontrolü sağlanmalı ve işitme sağlığını korumaya yönelik önlemler alınmalıdır.</p>Ayşenur ÖzkulEzgi KılıçSeval Tekdağ
Telif Hakkı (c) 2025 Ayşenur Özkul; Ezgi Kılıç; Seval Tekdağ
https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0
2025-04-302025-04-3032463471Vokal Fonksiyon Egzersizlerinin Sağlıklı Yetişkinlerin Ses Kalitesi Üzerine Etkisi
https://ksbd.kapadokya.edu.tr/index.php/ksbd/article/view/53
<p><strong>Amaç:</strong> Bu araştırmanın amacı; sağlıklı yetişkin bireylerde Vokal Fonksiyon Egzersizlerinin (VFE) ses fizyolojisi üzerindeki etkililiğini ortaya koymaktır.</p> <p><strong>Giriş:</strong> Sağlıklı sese sahip yetişkin bireylerde ses kalitesini arttırmayı amaçlayan araştırmalar oldukça sınırlıdır. Bu araştırmada sağlıklı sese sahip yetişkinlerde fizyolojik ses terapisinin etkililiğini ortaya koymak amaçlanmaktadır.</p> <p><strong>Metot:</strong> Deneysel araştırma desenine sahip bu araştırma; ses bozukluğu olmayan 60 katılımcı ile yürütülmüştür. Yürütücü araştırmacı tarafından katılımcılara 6 hafta boyunca haftada 2 saat olmak üzere VFE uygulanmıştır. Uygulamanın etkililiği, akustik analiz ve işitsel algısal yöntemle değerlendirilmiştir. Verilerin normal dağılıma uygunluğu Kolmogorov-Smirnov testi ile tayin edilmiş olup normal dağılım gösteren veriler Bağımlı Örneklem t-Testi ile; normal dağılım göstermeyen veriler ise Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ile analiz edilmiştir. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak belirlenmiştir.</p> <p><strong>Bulgular:</strong> Katılımcılar, uygulama öncesi ve sonrası akustik parametreler ve SHI sonuçları bakımından karşılaştırıldığında hem akustik parametrelerde hem de SHI puanlarında istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde farklılık olduğu görülmüştür.</p> <p><strong>Sonuç:</strong> VFE, sesin fizyolojisi üzerinde doğrudan etkili bir ses terapisi yöntemi olup genellikle ses bozukluğu olan bireylerde sistematik bir şekilde uygulanmaktadır; ancak araştırmamız, sağlıklı yetişkin bireyler üzerinde de VFE’nin ses kalitesini arttırmada etkili olduğu sonucuna ulaşmıştır.</p>Mehmet Hayri Mazlum ŞahinVesile SenolBuse Toktaş
Telif Hakkı (c) 2025 Mehmet Hayri Mazlum Şahin; Vesile Senol; Buse Toktaş
https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0
2025-04-302025-04-3032473487Endodontik Giriş Kavitesi Preparasyonu Hataları, Sonuçları ve Engellemek İçin İpuçları
https://ksbd.kapadokya.edu.tr/index.php/ksbd/article/view/46
<p>Giriş kavitesi preparasyonu, ortograd kök kanal tedavisinin ilk ve en önemli aşamasıdır. Giriş kavitesinin yetersiz veya yanlış açılmış olması tedavinin enstrümantasyon ve obturasyon aşamalarında bir komplikasyon oluşmasına ve tedavinin başarısız olmasına neden olur. Tedavinin başarısızlığı sonucunda, dişin çekilmiş ve yerine protetik restorasyon yapılmış olması ise; hasta için zaman ve maddi kayıpların yanı sıra, estetik ve fonksiyon kaybını beraberinde getirir. Diş hekimliği kliniklerine hastalar çoğunlukla ağrı şikâyeti ile başvurmaktadırlar. Bu şikayetlerin giderilebilmesi için tüm diş hekimleri, komplike olmayan endodontik tedavileri, başarılı bir şekilde yerine getirmelidir. Başarılı bir endodontik tedavinin anahtarı ise, iyi bir giriş kavitesi preparasyonu ile başlar. Bu da “ideal giriş kavitesi kriterlerinin” farkında olmayı gerektirir.</p>Dolu Kaya
Telif Hakkı (c) 2025 Dolu Kaya
https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0
2025-04-302025-04-3032489497Elekromiyostimülasyon Tarihçesi, Etki Mekanizmaları ve Kullanım Alanları
https://ksbd.kapadokya.edu.tr/index.php/ksbd/article/view/50
<p>Elektromiyostimülasyon (EMS), fizik tedavide ve sporcular tarafından antrenman amaçlı kullanılan düşük frekanslı elektroterapi uygulamasıdır. EMS, doğrudan iskelet kaslarının uyarılmasını amaçlayan, nöromüsküler eğitim ve farklı patolojilerin rehabilitasyon sürecini kolaylaştırmak için tasarlanan etkili bir yöntemdir. EMS uygulamalarında bireye elektrotlar yoluyla farklı seviyelerde akım uygulanarak kas ve sinir dokularına elektrik sinyalleri gönderilmektedir. EMS’nin farklı amaçlara yönelik kullanımlarında çeşitli parametreler kullanılmaktadır. Parametrelerin değiştirilmesi sonucunda, kaslar farklı şekillerde uyarılarak çeşitli amaçlara yönelik tedaviler mümkün olabilmektedir. Rehabilitasyon ortamında genellikle zayıf kaslarda, yaralanma sonrasında veya farklı hastalıklarda kas fonksiyonunun iyileştirilmesi amacıyla tercih edilmektedir. Özellikle sağlıklı bireylerde kas kütlesinin yeniden oluşturulması ve geleneksel egzersiz eğitim programlarını uygulayamayan hastalarda yaygın olarak uygulanmaktadır. EMS, antrenmanlara destek sağlamak amacıyla sporcuların kas gücü hedeflerine zaman açısından verimli bir şekilde ulaşmasına yardımcı olmaktadır. Tüm vücut elektromiyostimülasyonu (WB-EMS) uygulaması da tüm büyük kasları aktive edici özelliği sayesinde son yıllarda popülerlik kazanmıştır. Bu çalışmanın amacı, EMS uygulamasını tanımlamak, tarihi gelişimi, etki mekanizmaları ve uygulamaları hakkında genel bir bakış açısı sunmaktır.</p>Selin ÖzdenSerpil Aközcan Pehlivanoğlu
Telif Hakkı (c) 2025 Selin Özden; Serpil Aközcan Pehlivanoğlu
https://creativecommons.org/licenses/by-nc/4.0
2025-04-302025-04-3032499521